| |
 |
| |
|
|
 |
|
|
|
|
|
SCUBA DIWING |
|
|
Sualtı, derin bir
huzur ve doğal güzelliklerle dolu harika bir dünyadır. Tabiat
ananın kucağında, doğal hazinelerle dolu bu sonsuz hacim,
kendine özel coğrafyası ve renkleriyle insanoğlunu kendine çeker.
Burası kontrastların ve tatlı sürprizlerin dünyasıdır. Bir
orfozun kovuğundan size bakışı, yüzyıllar önce sulara gömülürken
sırlarını da beraberinde getiren bir batığın esrarengiz
görüntüsü, başka hiçbir ortamın size yaşatamayacağı
ayrıcalıklardır. Gürültünün, kötü havanın, kent yaşamının stres
kaynağı bütün kötülüklerinin dışarıda kaldığı mavi bir
oracle'dır. Kendi doğal ortamından çok farklı bu sonsuzlukta
insan, yerçekimine kafa tutar. Ağırlıksız ve hür dolaşmanın
keyfiyle uçarcasına hürdür. Sualtına yapacağı her yolculuk,
dalıcıya ait yeni bir serüvendir. Ve her şeyden önemlisi, bu
dünya sandığınızdan çok daha yakındır. |
|
|
|
|
|
|
|
|
RAFTING |
|
|
Rafting, "raft" adı
verilen botlarla, akış hızı yüksek nehirler üzerinde yapılan bir
spor. Rafting'de asıl olan içinde bulunduğunuz botu devrilmeden;
kürekle yönlendirerek kayalar ve engeller arasından geçirmektir.
Rafting, 6 ile 8 kişilik takımlar halinde yapılıyor ve başarılı
olabilmek için gerçekten bir "takım" olabilmek gerekiyor. Raftı
devirmeden macerayı bitirmek için bütün takımın birbiriyle
ahenkli kürek sallaması gerekiyor.
Raftingin türlü zorluk dereceleri var elbette. Bu zorluk
derecelerini nehrin akış hızı, kayaların çokluğu gibi etkenler
belirliyor. Akarsu, yatağı içinden geçerken çeşitli doğal
engelleri geçmek zorundadır. Suyun yolunu kesen bu engeller
genel akışın hızını ve yönünü etkiler, suda türbülanslar,
dalgalar ve akışta ani süratlenmeler oluşturur. Akarsu
sporlarında, bu tür beyaz ve köpüklü görüntüler sergileyen
bölgelere "Rapid" (Şarlak) adı veriliyor.
|
|
|
|
|
|
TERMESSOS
|
|
|
|
|
|
Termessos,
Türkiye’nin en iyi korunmuş antik şehirlerindendir. Antalya’nın
30 kilometre kuzeybatısında yer alır. Denizden ortalama
yüksekliği 200 metre olan Antalya dağları çevresindeki
travertenlerden 1.665 metre yükseklikte, Güllük Dağı’nın
tepesinde doğal bir platform üzerine kurulmuştur. Bir çok vahşi
bitkinin arasında saklanmış ve sık çam ormanlarıyla
sınırlanmıştır. Termessos’un, huzur veren ve el değmemiş
görünümüyle diğer antik şehirlerden daha farklı ve etkileyici
bir havası vardır. Doğal ve tarihi zenginliklerinden ötürü,
şehir adını taşıyan Milli Park kapsamına alınmıştır.
Termessos’taki çift “s”, şehrin Anadolu insanları tarafından
kurulduğuna dair dilbilimsel bir kanıt sağlar. Strabo’ya göre,
Pisidia halkı olan Termessos sakinleri kendilerini Slymi olarak
çağırırlardı. Yaşadıkları dağa da verilen bu isim, sonraki
yıllarda Zeus’la özdeşleştirilen ve burada da Zeus Solymes
kültünün yükselmesine sebep olan Anadolu tanrılarından
Solymes’den gelmektedir. Termessos madeni paralarında genelde bu
tanrı vardır ve paralara adını verilmiştir. |
|
|
|
|
|
PERGE
|
|
|
Pamphylia’nın
önde gelen şehirlerinden biri olan Perge, Kestros (Aksu)
Nehri’nin 4 kilometre batısında iki tepe arasındaki geniş bir
ovanın üzerinde kurulmuştur.
M.Ö. dördüncü yüzyılda yaşayan ve Perge’den söz eden ilk yazar
olan Skylax, şehrin Pamphylia’da olduğunu ifade eder. Yeni
Ahit’de Havarilerin Faaliyetleri bölümünde “... Paul ve
yoldaşları Paphos’tan ayrıldığı zaman Pamphylia’daki Perge’ye
geldiler” cümlesi eski çağlarda Perge’ye denizden ulaşılabiliyor
olduğunu gösterir. Tıpkı Kestros’un bugün uygun iletişim
sağlaması gibi, eski çağlarda da dalgıçlar bölgeyi daha üretken
kılıp Perge’de deniz ticaretine olanak sağlayarak önemli rol
oynarlardı. Perge denizden 12 kilometre içerde olmasına rağmen,
Kestros sayesinde bir kıyı şehri gibi denizin avantajlarından
yararlanabiliyordu. Üstelik, içerde olmasından dolayı denizden
gelen korsan saldırılarından da korunmuş oluyordu.
Üçüncü ya da dördüncü yüzyıl dünya haritasının geç dönem
kopyalarında Perge, Pergamum’da başlayan ve Side’de biten ana
yolun yanında gösterilir. |
|
|
|
|
|
Myra (Demre,
Kale) |
|
|
Antalya'nın Kale
(Demre) ilçesinde bulunan Kaş - Finike arasındaki çarpıcı kaya
mezarlarıyla ünlü Myra'ya düzgün bir yolla kolayca ulaşılır.
Aziz Nicholaos'ın piskoposluk yaptığı ve bu nedenle tüm Orta Çağ
boyunca ününü sürdüren Myra önemli bir Lykia kenti olup isme
"Yüce Ana Tanrıçasının yeri" anlamına gelmektedir. Lykia dilinde
"Myrrh" olarak geçen Myra, Demre ovasını kuzeybatıdan çeviren
dağların denize bakan yamacına kurulmuştur. Önce bugünkü kaya
mezarlarının üzerindeki tepeden kurulan şehir daha sonraları
aşağıya inerek genişlemiş ve Lykia'nın çok önemli altı büyük
kentinden birisi olmuştur. Kentin M.Ö. IV. yüzyılda basılan ilk
sikkesi üzerinde ana tanrıça kabartması vardır.
Antik kaynakların M.Ö. I. yüzyıldan itibaren Myra'dan
bahsetmelerine rağmen, kaya mezarlarından ve bastıkları
sikkelerden, şehrin en az M.Ö. V. yüzyılda varolduğu
anlaşılmaktadır.
Şehrin içinden geçen
|
|
|
|
|
|
CİP SAFARİ
|
|
|
Bölgede Side,
Kemer, Alanya ve Belek’te seyahat acentaları tarafından cip
safari turları düzenlenmektedir. Günübirlik gerçekleştirilen
turlar Toros Dağları’nda çeşitli rotalarda yapılmaktadır. İl
yerel halkını, köyleri tanımayı ve doğal güzellikleri
gözlemlemeyi amaçlamaktır.
|
|
|
|
|
|
|